Google Earth ile dünyayı gezebilir, hiç görmediğiniz yerleri görebilir, hatta dünyanın bir ucundan ötekine birkaç saniye içinde yolculuk edebilirsiniz.
Google Earth, Google Maps’in geliştirilmiş hali olan ücretsiz bir program. Bilgisayarınıza indirdikten sonra birbirine yapıştırılmış uydu fotoğrafları ile dünyada gezmediğiniz yer bırakmıyorsunuz. Dünyadaki birçok önemli şehir ve daha fazlası, bina bina yakınlaştırılacak kadar yüksek çözünürlüklü fotoğraflarla yer alıyor. Hatta sokaktaki arabaları bile görebiliyorsunuz. Hatta hatta bazı yerleri sadece fotoğraf olarak değil, üç boyutlu olarak da görebilirsiniz. NASA’nın “Radar Topography” adlı bir hizmeti sayesinde şimdilik Grand Canyon ve Everest üç boyutlu. Şimdilik Amerika’daki birkaç büyük kenti de üç boyutlu dolaşmak mümkün. New York’un binalarına tepeden yaklaşmak çok zevkli örneğin. Amerika’da itfaiye için şehirlerin tüm binalarının ayrıntılarıyla yer aldığı haritalar yapılıyormuş, bu üç boyutlu şehir görüntüleri de bu sayede hazırlanmış.
Google Earth’de aradığınız yeri bulmak için birkaç alternatifiniz var. Programı açtığınızda karşınıza Kansas çıkıyor. Çünkü Google Earth’ün baş mühendisi Kansas Üniversitesi’nde okumuş. Eğer Amerika, Kanada veya İngiltere’de bir yer baktıysanız adresle arayabilirsiniz. Bakmak istediğiniz yerin koordinatlarını biliyorsanız işiniz yine kolay. Ayrıca önceden işaretlenmiş yerlerin listesini tutan siteler (1, 2) var. Ama kendi sokağınızda kendi evinizi arayacaksanız fareyle biraz araştırmanız gerekecek. Arkadaşlarınızla toplandığınızda birbirinizin evini bulmaya çalışmak ve işaretlemek (işaretlediğiniz yerin üzerine bir raptiye konduruyorsunuz) çok zevkli oluyor. Hele işaretlenmiş bir evden diğerine uçmak, ki bu uçuş hareketinin animasyonu da pek hoş, işin en zevkli kısmı. Eh artık arkadaşlarınıza doğum günü davetiyesi yollarken, yanına evinizi tarif eden bir Google Earth resmi de eklersiniz. Artık kroki çizmek demode olacağa benziyor…
Alıntı: http://trcyber.blogcu.com/3574517

